SLM CNM BEN NİHAL HİÇ SEX YAPMADIM KONUSU BİLE AÇILSA FENA AZIYORUM DENESEKMİ BİŞİYLER :)
NUMARAM: 0035 351 57 33 01

sexsi güzelle fena fantaziler yaşadım

Merhaba arkadaşlar. Buraya yazılan öykülerin bir kısmını okudum. Önce
okuduklarımın kaç tanesi gerçek yaşanmış, kaç tanesi fantazi diye
düşündüm. Sonra da öyküler, ister yaşanmış ister hayal ürünü olsun,
sonuçta bir emek verilerek hazırlandığı için, bu emeğe saygı göstermek
zorunda olduğumu düşündüm. Kendi öykülerimi paylaşmaya başlamadan önce
de, paylaşımda bulunan herkese teşekkür etmek istedim. Bizler bunu neden
yapıyoruz bilmiyorum. Ama sanırım fantazi ya da yaşanmış olsun paylaşma
ve başkalarının bizlerin öykülerini okurken masturbasyon yapmalarını
düşünmek bile adrenalimizi yükseltiyor. Bu da yeterli bir gerekçe, öyle
değil mi?

Burada yazan kişilerin yaş guruplarına baktığımda, genellikle gençlerden
(!) oluşuyor. Benim de o dönemleri yaşadığımı ve siz okurlardan daha
fazla yaşamış olmamın avantajını ortaya koyacak olursak, sanırım
aktaracaklarım bir çoğunuzun seksolojik yaşamında vizyon oluşturmaya ve
geleceğe değişik bir perspektiften bakmanıza yardımcı olacaktır.
Biseksüel bir kimliğim var. Bu sitelere girenlerin büyük orandaki kısmı
cinsel kimlikler hakkında bilgi sahibi olsalar da, bilmeyenler, ya da
kavram kargaşası yaşayanlar için yazmalıyım! Biseksüellik: Her iki cins
ile birlikte olabilme yetisine sahip olan kişi anlamı taşıyor kısaca…

50’li yaşların ortasına geldim sayılır. 16 yaşından beri cinsel yaşamın
içinde bulunan kişi olarak 30 küsür yıldır yaşadığım binlerce deneyim ve
sizlere de kâh keyif, kâh “Hassiktiiiirrrrr!” dedirtecek olaylar ile
karşılaştım. Bu siteyi neden seçtiğim konusuna gelince, hiç bir nedeni
yok. Google’a ‘Seks Hikayeleri’ yazdım ve bu siteye girdim. Site
kurucusu, editörü veya diğer çalışanlarından kimseyi de tanımam…

Şu anda, “Yaaa Amca bey, gir konuya artık!” diyenler de vardır eminim.
Seksin uzun soluklu olanının değerli olduğu gibi, yazının da uzun olanı
makbuldür. Sonuçta okulda kompozisyon dersinde değiliz. Kısa yoldan
boşalarak donunuzu çekmek yerine, merak ederek ve ağır ağır ereksiyon
halini alıp, öykünün içinde kendinizi hissetmeniz için bu girizgah
önemli.

İstanbulun şirin ilçelerinden birinde geçen ergenlik dönemimde
masturbasyon ile kapıcımız Rıza efendi vasıtası ile tanıştım. O
dönemlerde 40’lı yaşlardaki Rıza efendi Sinop kökenliydi. Karısı Döndü
abla sanırım 30’lu yaşlardaydı. Ailemin durumu yaşadığımız bölgeye göre
iyi sayılabilecek bir ekonomik yapıya sahipti. Ve apartmanda Rıza
efendinin en çok ilgi gösterdiği aile bizdik. Babam, mesleği gereği iyi
kazanıyor ve onlara da iyi bahşişler, hediyeler veriyordu. Dolayısıyla
Rıza Efendi ve döndü abla da bizi el üstünde tutuyordu.

Matematik ve İngilizce derslerinden bütünlemeye kalmıştım. Yani iki
zayıf dersim vardı ve bizimkiler benim kalabileceğimi düşünmediklerinden
İtalya’ya tatil programı yapmışlardı. Annem tatil programını iptal etme
konusunda uğraşsa da, babam onu ikna ederek, bana göz kulak olsun diye
halamı getirdi ve onlar tatile gittiler. 12 günlük bir tatildi bu. Halam
30’lu yaşlarda, bir evlilik yapmış ve eşinden ayrılmıştı. Üniversite
mezunu olan halam bana ders te çalıştırıyordu.

Rıza efendi günde 10 kez kapıya geliyor ve bir ihtiyacımız olup
olmadığını soruyordu. Halam da her keresinde bir şeyler sipariş ediyor
Rıza efendiyi boş göndermiyordu. Ben de, “Ne iyi bir kapıcımız var!”
diye halama onu övüp duruyordum, taaki Döndü ablanın, “Onuurr, bizim
Rıza size günde kaç kere çıkıyor?” diye sorduğu ana kadar. Bir anda
kafamda şimşek çaktı. Rıza efendi dul halama sulanıyor olabilir miydi?
Bir anda ona karşı içimde acayip bir kin ve nefret oluştu. Çoğu
gelişinde halama kapıyı açtırtmıyor, evde yokmuşuz gibi davranmaya
yönlendiriyordum.

4 ya da 5 gün sonra, dışarıdan geldiğim bir an, Rıza efendi beni kapıda
karşıladı ve “Onurum nassın? Keyifler eyi mi?” falan dedi. Yüz vermeden
soğuk bir biçimde cevapladım. “Döndü ablan yok, gel bak bizde saa ne
göstereceğem!” dedi. Merak edip onunla birlikte kapıcı dairesine girdim.
“Kaç yaşına geldin?” dedi. “16!” dedim böbürlenerek büyük adam
edasıyla. Rıza efendi gevrek gevrek sahte bir gülüşleö “Oooo adam
olmuşsun, kuş ötmeye başlamıştır!” dedi. Anlamamıştım, “Ne diyosun Rıza
efendi?” dedim. “Oğlum yani kamışa su gelmiş!” dedi. Yine anlamadım,
“Kamış ne? Ne suyu? Ne diyorsun sen Rıza efendi?” dedim. Avucu ile
pipimi tutarak, “Bura kamış, su da erkeklik suyu!” deyince, korku ve
utançla kendimi geri çektim, “Ne diyosun sen yaa? Deli misin?” dedim.
Utandığımı anladı ve “Oğlum sen yaşlarda erkeklerin sikleri kalkmaya
başlar, onunla oynarlarsa da müthiş keyif alırlar ve özel bi su akar.
Çiş gibi deel, keyif suyu!” dedi.

Yine anlamamıştım, ama ilgimi de çekmişti, “Nasıl birşey o öyle, ben
bilmiyorum?” deyince, “Bekle!” dedi, diğer odaya geçti. Bir dakika
içinde elinde bir külotla geldi ve “Aha bu Döndü ablanın donu. Bunu
kokla sikin kalkacak, sonra sikini avcunun içine alıp sıvazla. Sabırla
sıvazla bak ne olacak! Nasıl hoşuna gidecek!” dedi. “Yook istemem napiim
Döndü ablamın donunu? Ayıp!” deyince, yine yılışık gülümsemesi ile,
“Oğlum sen bunu al kokla. Am kokusu çok iyidir. Sikini sertleştirir,
sonra da sikini sıvazla!” dedi pişkin bir şekilde. “Sıvazlamak ne Rıza
efendi?” diye sorduğumda, bana hiç aldırmadan fermuarımı indirdi. “Dur
ne yapıyorsun?” dememe fırsat bırakmadan, sikimi tutup çıkardı dışarıya,
avcunun içine alıp, avucunu hareket ettirmeye başladı sikimin üzerinde.
“Aha böyle yapcan… Su gelene kadar bırakma ve donun bu kısmını kokla.
Burda am var!” dedi ve külodu tişörtümden içeriye sokuşturdu. Popoma da
iki şaplak vurarak, “Bana ilerde çok dua edecen!” dedi.

Yukarı çıkarken tişörtümden içeri sokuşturduğu külodu nereme
saklayacağımı bilemedim. Cebime tıkıştırdım. Eve girer girmez halama,
“Çok sıkıştım!” diyerek tuvalete girdim. Kapıyı kilitledim ve cebimdeki
külodu çıkararak seyretmeye başladım. Dediği gibi am yerini koklamaya
başladım. Sikim kalktı. Yine ounun deyimiyle sıvazlamaya başladım
sikimi. Epey bir süre sonra içim kabardı, taşaklarımdan yukarılara doğru
bir yangın yayıldı, salıncakta sallanırken içim hoş olurdu, onun gibi
bir şeyler oldu. Sikim çatlayacak kadar sertleşti. Ben hızlandım,
hızlandım ve sikimin ucundan müthiş bir güzellikle bir şeyler fışkırmaya
başladı. Fışkırtı bittiğinde acayip yorgun düştüğümü hissettim. Harika
bir duyguydu. Demek ki erkeklik suyu buydu. Hemen Döndü ablanın külodu
ile yerlere dağılan fışkırtılarımı sildim. Sonra külodu katlayıp cebime
koydum. Tuvaletten çıktım, doğru odama girip yatağıma uzandım ve kısa
sürede uyudum.

Karısının külodunu bana veren Rıza efendinin ne için bu külodu verdiğini
çok geçmeden anlayacaktım…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir